7 Ekim 2014 Salı

YUSUF (as) İLE ZÜLEYHA

Kitap ismi: Yusuf ile Züleyha
Yazarı: Nazan Bekiroğlu
Yayınevi: Timaş
Yayın Tarihi: 2008/İstanbul/14. Baskı
Sayfa sayısı: 224

                Nazan Bekiroğlu tarafndan kaleme alınan bu roman, tarihin en eski ve en etkileyici aşklarında birini farklı bir tarz ve üslup ile tekrar okuyucusuna sunmaktadır. Yusuf ile Züleyha aşkı eskiden beri pek çok şiir ve hikayeye esin kaynağı olmuş ve çok kere farklı tarzlarda işlenmiştir.
                Özellikle divan edebiyatının hüküm sürdüğü zamanlarda, Mısır'da geçen bu aşk hikayesini anlatan pek çok mesnevi ortaya çıkmış ve insanlar özellikle uzun kış gecelerinde şömine veya bir ateş etrafında halkalar kurup bu hikayeyi okurlarmış. Buradan hareketle, Nazan Bekiroğlu geçmişten gelen bu mesnevi geleneğinden bir tutam alıp, günümüz anlatımıyla harman etmeyi başarmıştır. Yani Nazan Bekiroğlu'nun anlatımına güncel bir mesnevi diyebiliriz.(Mesnevi türünün özelliklerini bilenler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır.)
                Öyle ki, kitabın satırları arasında ilerlerken bazen bir şiir okuduğunuz hissine kapılır ve sayfaları neredeyse bir solukta okursunuz. Bu tarz, hem okuyanı sıkmaması hem de hikayeye farklı bir canlılık katması yönüyle takdir hak etmektedir.
                 Yer yer hikaye kahramanlarının -bilhassa Züleyha'nın- konuşturulmasıyla sağlanmaya çalışılan samimiyet ve okuyucuyu hikayenin içine çekme çabası o kadar başarılıdır ki, bazen Yusuf (as.) ile kuyuda başbaşa kalır, bazen Züleyha'nın Yusuf'a (as.) yazdığı tek kelimelik mektubun sancısına kendi beyninizde bir yer bulursunuz, kimi zaman da Firavun'un en yakınındaki adamlardan biri olursunuz.
                Nazan Bekiroğlu, kitabı altı bölüme ayırmış ve bu bölümlere sırasıyla; Söz Başı, Yusuf'un as. Rüyası, Züleyha'nın Rüyası, Firavun'un Rüyası, Dua ve Yazıcının Son Sözü isimlerini vermiştir.
                Yusuf ile Züleyha hikayesini mesnevi tadında güncel ve yeni bir tarzla okumak isteyenlere tavsiyede edebileceğim bu eserle keyifli vakit geçireceğinizi düşünüyorum. Özellikle yoğun ve uzun cümlelerle yazılan kitaplardan çabuk sıkılanlar için bu kitap bulunmaz bir nimet.
               
                Kitaptan;
                "Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir." (1. Bölüm, sayfa 14)
                "Güven. O ki, bir kez olsun güvenmemek kipinde çekimlense olumlu biçimi bir daha asla geri dönmeyecek. Kırılacağı yoksa da on yürek, bir kez güvenmeyince, dağılıp gidecek. Güven. O ki korunması için güvenmekten başka yolu yok"(2. bölüm-sayfa 36)
                "Züleyha her kadın kadar çocuksa da, neticede her kadın kadar kadındı. İçinde bir boşluk, bir boşluk. Yusuf'u sığdırmaya çalıştıysa da içindeki boşluğa. Bir avuntu olsun, bir oyalanma. Yusuf sığdıysa da Züleyha'nın içindeki şefkatten örülü boşluğa, bir yığın yer daha kaldı geriye." (3. bölüm-sayfa 72)
                "Zindan çıkışı olmayan avlu, daraltılmış gökyüzü. Gece sessizce taşıdı ölüleri gündüze, ölümler ki müjdeledi doğumu. Yusuf'unu ağırlayan zindan, Yusuf'un hükmüyle derde derman buldu. Herkes zindanda yitirirken, Yusuf zindanda buldu."(4. bölüm-sayfa 150)


                Şimdiden Keyifli Okumalar Dilerim...